Stardew Valley 2016

26 Şubat’tan beri Steam üzerinden bütün dünyayı kasıp kavuran kırsal hayat rol yapma oyununa yakından göz atıyoruz!

Hazırlayan: cbb

Ekip biçmeli, hasat beklemeli, inek memesi sağmalı ve kırsal villa kurmalı oyunlara çok az kişinin karşı koyabildiğini hepimiz biliyoruz. İlk zamanlarda yuva yıkan, patrona saç baş yoldurtan “Farm Ville” çılgınlığı ile başlayan kırsal hayat rol yapma oyunları günümüzde daha çok mobil arenada hayatlarını sürdürüyor. Çünkü bu tarz oyunlar daha çok basitliğe ve tekrara kaçtığından ötürü mobil üzerinden kolay oynanalabilirlik ve yeni farklılıklar adı altında tüketiciye pazarlanmaya başlamıştı. Ve pek tabi bildiğiniz üzere Farm Ville çılgınlığı biteli çok oluyor. Mobil arenada birbirine benzeyen ve genelde çok da farklı deneyimler sunmayan ama hem tüketiciyi üzmeyelim hem kârımızı kesmeyelim aman ağzımızın tadı kaçmasın Ali Rıza Bey tadında oyunlar sunan firmalarla kendimizi avutuyorduk. O günleri bitiren yepyeni bir oyun ile tanışmaya hazır olun: “Stardew Valley”

Peki nedir Stardew Valley?

Stardew Valley, CorcernedApe firması tarafından 26 Şubat 2016’da Steam üzerinden satışa sunulan bir kırsal hayat rol yapma oyunu. Kendisi şu an sadece PC üzerinden satışa sunuldu ve  çevrimiçi bir oyun değil ve bir oyun üzerine maksimum 4 karakter açılabiliyor ve fiyatı 24 TL.

Çok fazla derine girip spoiler vermeden anlatmak gerekirse, büyük babanız size son nefesini vermeden önce bir mühürlü zarf bırakıyor ve son kelimeleri: “Bu zarfı şehir hayatında kendini çıkmaz bir noktada hissettiğin zaman aç evlat.”  oluyor. Siz de zarfı alıp hayatınıza devam ediyorsunuz ve o  gün geliyor, herkesin robotlar gibi çalıştığı bir firmada masa başı işinizde içinize bir kurt düşüyor, çekmeceyi açıp zarfın mührünü kırdığınız gibi büyükbabanızın size kırsalda evini ve arsasını bıraktığını öğreniyorsunuz. Her şeyinizi bırakıp, küçük bir kasaba olan Stardew Valley’e yola çıkıyorsunuz. Vardığınızda sizi Robin isimli biri karşılıyor ve yaşlı bir amcayla birlikte evinizi gösteriyor. O günden sonra maceranız başlıyor.

Oyun 4 mevsimden oluşuyor 28-30 gün boyunca o mevsimi yaşıyorsunuz. Birçok farklı şey yapabilirsiniz fakat ilk başlarda tarım ile başlamak zorundasınız. Tarımla birlikte geliştikçe, crafting, daha sonra hayvancılık, madencilik vb şekilde devam ediyorsunuz. Tabi ki birini yapmak için başka birinden vazgeçmiyorsunuz, hepsini ayarında tutmanız lazım, elbette bir tarafa ağırlık vereceksiniz fakat kışın tarım yapılamaması, hayvancılığın uzun vadeli olması, madenciliğin zor, yorucu ve destekleyici bir iş olması gibi eksileri mevcut. İlk başlarda konuşmak gerekirse, eve yerleşir yerleşmez ne yapman gerektiğini size amcacığım anlatıyor zaten, sağ köşede görevler geliyor onları yapa yapa ilerliyorsunuz. İstiyorsanız görevleri yapmak zorunda da değilsiniz ki zira bazıları çok iç bunaltıcı.

İlk olarak tarımla başladığımız için basitçe gidip tohumlarınızı dükkandan alıyorsunuz, her mevsim ayrı tohumlar oluyor ve bazıları sürekli meyve-sebze verirken bazıları tek hasatta tekrar tohum istiyor. Ürünlerinizi her gün sulamanız, dikmeden önce gübrelemeniz ve evladınızmış gibi korumanız gerekiyor. Kargalar gelip ürünlerinizi çalıyor, şimşekler fırtınalar kabusunuz oluyor gibi pek çok durum mevcut. Tarıma yakından baktığınızda ilginç bir meslek, 10-15 gün hasat beklediğiniz ürünler yüzünden parasızlıktan kırılırken, 15 gün sonunda çılgınlar gibi zengin olup ördek, inek sahibi olabiliyorsunuz. Bu durumda parayı tutumlu kullanmak önemli tabi ki.

Hayvancılık biraz daha farklı bir konumda, daha uzun vadeli bir yatırım. Etinden sütünden yumurtasından yararlanıyorsunuz ve hayvanlar çok uzun vadeli bir yaşama sahip. Bu yüzdendir ki satın alması kolay değil ve bakımları uğraştırıcı. İsmini koyarsın gidersin her gün otunu yemini verirsin, üşümesin diye kolorifer alır koyarsın sonra yanına gider bir tıklarsın “Natasha üzgün gözüküyor.” der sana. Evet aynen öyle ineğimin adı Natasha ve ara sıra üzgün gözüküyor. Üzgün olmaması için ona küçük sürprizler yapıp, sevgi ilgi alaka göstermeniz ve havanın güneşli olmasını ummanız yeterli.  Hayvancılık katagorisinde inek, ördek, tavuk, at gibi birçok farklı hayvan ve farklı ahır ve kümes türü binalar mevcut. Bu binaları yapmak sizin işinize çok yarıyor zira kasaba halkı bir otu 50 altından satıp sizi ütmek için türlü türlü yollar peşinde.

Kasaba halkından bahsetmişken hepsi son derece çılgın tavırlar içinde olabiliyorlar, yaşlı bir amcanın yanına sohbet muhabbet için gittiğinizde senin babanı da sevmezdim diyebildiği gibi kurduğunuz iletişime göre 20-30 gün sonra canım evladım gel sana coca cola ısmarlayayım da diyebiliyor. Dükkanlar belli saatlerde açık, bazı günler tatilleri mevcut. Bazen tezgahtarlar kafalarına göre bir yerlere gidiyor ve bulamıyorsunuz. Her mevsim festival tarzı etkinlikler oluyor ve sizin müstakbel birilerini bulmanız bekleniyor. Eğer kasabadaki kimse sizi sevmiyorsa ve yabaniyseniz pek şansınız olduğunu söyleyemem. Kendi iplerinizi elinize alana kadar kasaba sizin kanınızı emmek için çıldırıyor adeta. 12’den geç bir saate kalırsanız saat 1 civarında uykunuz geliyor ve bayılıyorsunuz, biri mutlaka cüzdanınızı aşırmış falan oluyor veya çok yorulur da düşüp bayılırsanız hastane donunuza kadar alıyor.

Stardew Valley genel olarak baktığımızda gerçekten kendini çok farklı konumlandırabilmiş bir oyun. Sadece 350 megabyte içine dünyalar sığdırılmış gibi. Eski oyunların tadını veriyor da diyebiliriz ki Minecraft’ın kullandığı kozların aynılarını kullanıyor. Gayet uygun bir mebla ödenerek Steam’den satın alıp oynamaya başladığınızda elinizi geri çekemiyorsunuz ve bağımlılık haline geliyor. Dur şu ıspanağı ekeyim, dur sarıkızı sağayım öyle kapatayım derken mevsimler geçmiş saçlarınıza aklar düşmüş  oluyor. Çok çok daha detaylı bir biçimde incelemek isterdim ama gerçekten burada anlatamadığım balıkçılık, minik canavarlarla savaşma, evinizi dizayn etme, büyütme, NPC’lerin size adeta bir insanmış gibi davranması ve günlük hayatta karşılaşabileceğiniz sebepsiz yere trip atma, aşık olma gibi tavırları takınması ve bunlar gibi daha anlatamadığım yüzlerce farklı özelliği sebebiyle herkesin denemesi gereken bir oyun.

5. SAYI
HOMOJENOkumak İçin Tıklayın!
İndirmek İçin Tıklayın!




Be the first to comment

Leave a Reply

Your email address will not be published.


*