Ayı Sözlük yazarlarından İtiraflar-10

Ayı sözlük yazarlarının itiraflarına 10. Bölüm ile devam ediyoruz. Tüm itiraflara sözlük üzerinden ulaşabilmek mümkün, tek yapmanız gereken “Ayı Sözlük İtiraf” başlığına tıklamak. Keyifli okumalar dilerim.

Hazırlayan: dark bear


hastalıktan öldüğüm şu iki gündür başıma gelen tek ve en iyi şey sevgilimin bütün gün ve gece yanımda olmasıydı. uyurken ara ara soğuk avcunu alnımda hissettim. birlikte yattığımız yataktan sırf sıcaklık beni rahatsız ediyor diye (ki ona belli etmemeye çalışıyordum çünkü yanımda istiyordum.) kalkıp bütün geceyi yere attığı battaniyede başucumda bekleyerek geçirdi. az önce ilaç almak için nöbetçi eczane bakmaya gitti, böylelikle buraya yazabiliyorum. işin itiraf kısmıysa sözlük, bu hayattaki en ama en kötü duygu yalnızlıkmış. çoğu acı bir süre sonra külleniyor fakat yanında biri olmadığı sürece yalnız olmaya devam ediyorsun.

octoberer


cv hazırlamak, işe başlama ihtimali, ertelenen yüksek lisans * düşüncesi, ve bunun yanı sıra şöyle yapsan iyi, böyle yapsan kötü diye öneride bulunduğunu zanneden komşu, kuzen, samimiyetsiz insanlar. bunların hepsi beni çok sıktı sözlük. daha şimdiden. iyi ki şöyle sokağa adım atıp pat diye araşıp buluşabileceğim güzel kalpli insanlar var.

bir de bugün bir haftalık tatilden dönüşümün ardından, eve girdikten 5 (beş) dakika sonra apartmandan bir cenaze çıktı. arkadaşımın anneannesi imiş. garip oldu tam böyle balkona oturup soluklandığım an görmek. üzüldüm sözlük, işte hayat tüm bu koşturmacalara, telaşlara yer verilmeyecek kadar da kısa.

Patates puresi


jehan barbur dinliyorum aralıksız ve bu içimdeki sızıyı besliyorum. nedenini bilmiyorum ama bu sızı gitsin istemiyorum sözlük. benimle kalsın, bana her gün onu tekrar tekrar hatırlatsın istiyorum. sonra bir an geliyor biri gelsin istiyorum, biri gelsin ve bana onu unuttursun.

onu unuttursun ve ben yine eskisi gibi olabileyim.

geçenlerde bir kızla tanıştım, bana öyle bakma dedi bana, nasıl diye sormuş bulundum bende, ne olur bana bu acıyı unuttur der gibi dedi.

kimsenin acısını silemem ben, kalbinde bu kadar büyük biri varken oraya sığmaya çalışamam sende kendini sıkıştırma boşuna yer açmak için dedi.

haklı insanların lafları üzerine laf söyleyemiyorum sözlük.

ama canım yanıyor, o acıyı başka bedenlere nakletmeye çalışıyorum üstelik. bu kötülüğü yapıyorum insanlara da.

ben eskiden soft sevişmeler severdim, şimdi insanlara zarar veriyorum ki acımı hissetsinler onlarda yaşasın diye.

ya duygusuz bakıyorum insanlara ya da yalvarır gibi.

geçip gitsin mi bu duygu kalsın mı hiç bilemiyorum.

amierice


itiraf etmeliyim ki sürekli olarak bilmediğim sevgiliye sözler yazıyorum nedendir bilmiyorum ama yazıyorum işte anlam veremediğim harflerle…

şuanda ayrı mekanlardayız nefes alıyoruz ama birbirimizi tanımıyoruz etmiyoruz sadece zamanını bekliyoruz kader bizi ne zaman bir araya getirecek diye hep o zamanı bekliyorum iple çekiyorum bu sayısız günleri… betimleyemediğim sevgilim

honeybear

 


 

dün gece uzun zamandır yapmayı istediğim fantezimi çok hoş bir adamla gerçekleştirdim. sonrasında eve gitmek için normalde zulüm gibi gelecek bir mesafedeki yolu güle oynaya şarkılar eşliğinde tamamladım. sabah kalktığımda kendimi uzun süre kocasına vermeyip seks yaptıktan sonraki sabah erkenden uyanıp saçlarını yaptıran ve normalde suratsızlık abidesi olan fakat yaptığı muhteşem seksin ardından adeta bir meleğe dönüşmüş orta yaş üzeri ablalar gibi hissediyordum.

bv bear

 


 

canım duygusal olarak yanma evresini çoktan geçti artık fiziksel olarak acıyorum.

26 yaşındayım ve bunu ilk kez yaşıyorum. her sabah uyandığımda göğsümde kocaman bir acıyla uyanıyorum, eksikmişim gibi hissediyorum, yokum, fazla yarımım ve o bunu bilmiyor. çünkü ben hıçkırırken ağzımı kapatıyorum. gerçi ağzımı açsam da bilemeyecek çünkü 2 aydır görmüyorum onu. bir kez bile olduğu yere gitmedim. cumartesi gecesi tutturmuşum ne olur gidip bir 5 dakika uzaktan göreyim diye, canım arkadaşlarım bırakmamışlar, sağ olsunlar cidden.

sadece çok özlüyorum onu, bir insan özlemekten ölür mü? çok ölüyorum ve o bilmiyor. iyiyim sanıyor, çünkü iyiymişim gibi yapıyorum dertlerine, sıkıntılarına yenisini eklememek için. bir de bana dertlensin istemiyorum, bir de ben takılı kalmayayım aklında.

arkadaşlarım sevgimin aptallık derecesinde olduğunu düşünüyor, sadece çok temiz seviyorum, kendimi değil onu seviyorum, anlamıyorlar. insan birini kendinden çok sevebilirmiş ben bunu onda öğrendim.

eğer birisiyle sadece 6 saatlik bir anı birikiminiz varsa sadece o 6 saati kafanızda döndürürsünüz ve her seferinde o 6 saati tekrar tekrar yaşarsınız. bu kötü.

keşke onunla ilgili yılların anısı olsaydı bende. olmadı.

neyim çekti seni demişti bana, gözlerin demiştim. inanmamış gibi gülmüştü. ben gözlerini sevdim onun ve kokusunu. başka bir dünyaya aitti kokusu ve birinin gözlerine bakamayacak kadar derindi gözleri, bu yüzden gözlerinden öptüm onu.

amierice


hayatım ne kadar kalabalık olursa olsun, geçmişte yaşanılan şeylerin muhatabı olan herkes hala selam veriyor olsa da, her gün yeni biriyle tanışma fırsatım olsa da bir gece bomboş sokağın kaldırımda yapayalnız ölecekmişim gibi geliyor.

vajina dediğin herkeste aynı sözlük ama beyin öyle değil. beyinlere aşık olunuyor daha çok ve her mutluluk kısa metrajlı oluyor. bizim menzilimizde bu sanırım, bir gün, bir yerde yalnız ölmek.

zencefil

 



bir kadına aşığım.

 

böyle ifade edebileceğim, bu kadar basitleştirebileceğim aklıma gelmezdi. o’nun uğruna tüm değerleri ezip geçeceğim..

hep demiştim o’na seni ben çağırdım diye.. ben aldım hayatıma.. şimdi o’na gerçekten dokunabileceğim günleri sayıyorum. ilk sevgilimin hemcinsim olması mı tehlikeli, bunu içimde artık saklayamıyor oluşum mu? ömrümce böyle sevilmedim sözlük. bir ateşe çağırıyor beni, beraber yanalım olur mu diyor.. benimse tüm bedenimi kavuruyor bu çağırış. gözleri bu kadar güzelken nasıl karşılık vermeyeyim.. tüm bedenim o’nu isterken.. o’nu bu kadar benimsemişken.

artık sonu ne olursa olsun, ben kestiremediğim o sona doğru gideceğim.. onun saçlarını okşayacağım, dudaklarını öpeceğim ve doyasıya sevişeceğim sözlük…

atancam ben


hiç birinizi tanımasam da burada olmanız ve burada olmaktan çok mutluyum. sözlüğe bir şeyler yazmak, en önemlisi burada kendim olmak, kendim gibilerin varlığından haberdar olmak, onların yazılarını okumak beni çok mutlu ediyor.

çünkü sadece burada olduğum kişiyim ve bu bana cesaret veriyor. İyi ki varsınız lan hepinizi seviyorum hepiniz adamın dibisiniz.

mr nobody


ayrılığın en kötü yanları:

-güzel şeyleri hiç olmadığı kadar sık göz önüne getirmesi.

-burnu fazlaca hassaslaştırması, ilkel içgüdülerle her aynı parfümlüye uzunca bakmaya sebep olması.

-onun elinden yediğin yemekleri menülerde gördüğünde iştahının kaçması. bir ayı için en zor şey bu olsa gerek..

özledim diye itiraf etmedim bakın, dolaylı anlattım yani..

hakkımızda hayırlısı be sözlük..

nanelimon


bir tanıdığım kız arkadaşını yılbaşında paris’e götürebilmek için iş bulup para kazanmış. ve bunu başarmış. çok güzel değil mi, a sözlük. binlerce kez seni seviyorum’lara ve sevgiliye alınacak onlarca hediyeye eş değer değil mi? sen sırf sevgilini paris’e götürmek için, üniversite okurken iş bul ve çalış. yok, bunu alternatifi yok. ara ara aklıma geliyor. insanlar ne güzel seviyor diyorum.

bir kız arkadaşımda erkek arkadaşı için tişört boyamıştı. bayağı bayağı game of thrones’taki starkların simgesini çizmişti falan.

tatlı şeyler bunlar. ama hep heterorolar heterorolar.

Cikolatali kek


o hoşlandığım 10 yaş büyük adamı düşünüp duruyorum.. daha yakından tanımak istiyorum ama fırsat vermiyor pek. o kadar umursamaz ki kendimi heterodan hoşlanmış gibi çaresiz hissediyorum.

edit: daha kötüsü aylar sonra bir sevgilisi olduğunu öğreniyorum.. keskin, küf kokulu, siyah, akıntılı bir aşk acısına dönüştü sanki yaşadığım şey.. galiba hiçbir zaman bilemeyecek hissettiklerimi, kimseye de anlatıp rahatlayamıyorum. iyi ki varsın sözlük, give me a big hug, cmon now !!

nanelimon


ruh ikizimle aynı sınıfta olabilmek için sahte intihar teşebbüsünde bulunup sınıf tekrarı yapmayı düşünüyorum. bunun için de yurtta sakso çektiğim seksi hizmetli abiyi ayartıp bi tezgah kuracağım. fikirlerinize açığım.

cingen


seks vurgusu içermeden sadakat vadeden bir ilişki ve sadakat vurgusu içermeden seks vadeden bir ilişki arasında tercih yapmak zorundaymış gibi hissediyorum.

yapamıyorum.

ikisi bir arada olsun istiyorum, çok mu şey istiyorum.

lepiskacasta

 

Be the first to comment

Leave a Reply

Your email address will not be published.


*