Bir Bulgar Ateşi: Azis

Size “Bıyıklı Sibel Can” desem gözünüzde ne canlanır?
Bu, bir arkadaşımın Azis’i tanımlamak için kullandığı bir ifade. Ne gülmüştüm ilk duyduğumda… Elbette Azis bundan çok ama çok daha fazlası…

Hazırlayan: joshua j

Azis’in 2000-2013 yılları arasındaki eski hallerini gördüğünüzde önce bir irkiliyor, şok olup kısa süreli bir felç durumu yaşıyorsunuz. Ardından müzik sizi sarıyor. Sonra yapılan video klibe bakıyor ve görsel estetiğe, verilen emeğe hayran kalıyorsunuz. Sonunda kendinizi ortaya çıkan hipnotik enerjiye bırakıp farklı bir boyuta geçiyorsunuz (en azından bendeki süreç böyleydi)… Adam sihirli! En kısa şekliyle durum bu…

Bence tez konusu olarak ele alınıp araştırılması gereken bir popüler kültür ikonu Azis. Tanıdığım en cüretkar, en yenilikçi, en aktivist gey idollerden biri. Türkiye’yi ve Türkleri pek seviyor. Bunun bir nedeni de köklerinde Türklük olması. E kan çekiyor tabi… Dedesi ve büyük annesi Türk Azis’in. Dedesinin adı Bayram, ninesinin adı da Saliye’ymiş… Kibariye, Tarkan ve Bülent Ersoy’u beğendiği sanatçılar olarak sıralamış bir Türk gazetesine verdiği röportajda. Bülent Ersoy’la düet yapmayı da çok istermiş… Oyuncu olarak da Burak Özçivit’i beğeniyor… Son altı yıldır Türkiye’nin çeşitli yerlerinde sık sık konser veriyor. Sık derken gerçekten sık; iki üç ayda bir Bursa, Antalya, İstanbul ya da Ankara’da… Sürekli artan bir Türk hayran kitlesi var. Kendisini Türkiye’de evinde gibi hissettiğini söylüyor. En sevdiği Türk yemeğiyse benimkiyle aynı; İskender kebap. Bazı şarkılarında Türkçe kısımlar da mevcut (Evala, Djanam Djanam, Chuy Me…). İlk hedefi tamamen Türkçe bir şarkı yazıp okumak. “Fakat Türkçem şu an tamamen Türkçe bir şarkı yazabilmek için yeterli değil. Birkaç dize geliyor aklıma, gerisini getiremiyorum. Bana Türkçe söz yazacak kimse yok.” diyor.

Menajeri bile yok. Her şeyiyle kendi ilgileniyor. Her klipte şaşırtan farklı imajı, giysi tasarımları, klip senaryoları, şarkıların kendisi, her şey Azis’in zihninden çıkıp vücut buluyor. Bu açılardan gerçekten çok yönlü bir yaratıcılık fabrikası kendisi. “Bir şekilde müzisyen olamasaydım kesin modacı olur ya da moda dergisinde çalışırdım.” diyor.

Çalga ve Azis…

Azis sayesinde dünyaya yayılma fırsatı bulan, bize Trakya müziğinden aşina gelen melodilerin yer aldığı bu kıpır kıpır müzik türüne “Çalga” deniyor. Bu müziğe Bulgarların iki farklı yaklaşımı var. Aynen Türkiye’deki arabesk müziğe bakış açısındaki farklılık gibi bir durum bu. Bununla ilgili Azis’in kendi değerlendirmesi şu şekilde: “Ülkemde ‘elitist’ olmak isteyen ve Avrupalı görünmek isteyen bir kesim var. Bunlar benim yaptığım müzikten utanıyor. Ama bu coğrafyanın müziği bu, caz müziği bize ait değil, her zaman dinleyemezsin. Çalga, Balkan insanının kanını harekete geçiriyor. Kafayı bulan bir sürü entelektüel benim şarkılarımla dans ederek coşuyor.”

Durum size de tanıdık geldi değil mi? Azis sayesinde Bulgarlar ile Türkler arasındaki benzerlikleri daha iyi anlama fırsatı buluyor gibiyiz…

Nereden geliyor Azis ismi?

Bu soruya Azis’in kendi ağzından verdiği cevap aynen şöyle;

Sofya’nın küçük bir köyünde yaşayan küçük bir çocuktum ve müzisyen olmayı kafaya koymuştum. İzlediğim bir Türk filmindeki karakterden etkilendim. Kalemle bir kenara yazdım. Sonra anneme, ‘Adım bir gün Azis olacak’ dedim. Bana ‘deli deli konuşma, bu hiçbir zaman olmayacak’ dedi. Sonuçta dediklerimin hepsi gerçekleşti…

Biyogrofik bilgilerine de kısaca değinelim…

Hüviyetindeki ismiyle Vasil Troyanov Boyanov… 7 Mart 1978’de Bulgaristan’ın Sliven, Türkçe ismiyle İslimiye şehrinde dünyaya geldi. Kostinbrod ve Sofya’da büyüdü. 11 yaşında ailecek Almanya’ya taşındılar ve orada Almanca öğrendi. Önce model olmaya karar verdi. Daha sonra prodüktör Krum Asanov tarafından keşfedildi ve bu onun için dönüm noktası oldu.  1999’da ilk albümünü çıkardı. Fakat onu popülerliğe taşıyan 2000 yılında çıkardığı ikinci albümü “Erkekler De Ağlar” oldu ve bugüne dek 11 solo albüm ve birçok sanatçıyla ortak çalışmalar yaptı. Sanıyorum bu zamana kadar Bulgaristan’ın en çok video klip çeken sanatçısı. Benim ulaştığım kadarıyla 50’yi aşkın video klip çalışması var…

2006’da eşi Niki Kitaetsa ile evlendi. Ancak evlilikleri Bulgar yasalarına göre yasal sayılmadı. 2007’de yapay döllenme ile bir kız çocuğa sahip oldular. Raya ismini verdikleri bebeğin taşıyıcı anneliğini Azis’in arkadaşı Gala yaptı. 2006’da otobiyografik kitabı “Ben, Azis”i çıkardı. Kitap pornografik içeriği ile dikkat çekti. Benim de dikkatimi bu yönden çeker mi diye kitaba ulaşmaya çalıştım. Fakat ne kitapçılarda ne de internet ortamında izine rastladım… İleride bu kitaba ulaşabilirsem okuyup ayrı bir yazıda sizler için seve seve değerlendiririm…

Azis, aktivist kişiliğini daha efektif bir şekilde topluma sunmak istemiş olmalı ki 2005’te Euroroma partisine üye olarak politikaya atıldı. Partisi Bulgaristan Çingenelerinin haklarını savunuyordu. 2005 yazında seçimlere katılsa da yeterli oy alamayıp Bulgar parlamentosuna giremedi. 2007’de Sofya’nın o zamanki belediye başkanı Boyko Borisov, Azis ve eşinin üstsüz öpüşürken yer aldığı bir reklam afişini reklam panolarından kaldırttı. Borisov, reklamı çıplaklık yüzünden kaldırdığını açıklasa da Bulgaristan’daki gey ve lezbiyen dernekleri asıl nedenin eşcinsellik olduğunu söyleyerek durumu protesto ettiler. Özetle Azis, parlamentoya giremese de bir şekilde siyasete dolaylı bir etkide bulunmuş oldu…

Azis, aynı zamanda çeşitli televizyon programlarında da yer alan tam kapsamlı bir televizyon karakteri… Kocası ile Bulgar BBG’sine katıldı, 19 gün sonra kendi isteğiyle evden ayrıldı. 2008’den itibaren kendi talk-show’unu ulusal kanalda “Azis Show” adıyla yayınlamaya başladı. Hatta o dönemde konuklarından biri tahmin edin kimdi? Hadise,  “Düm Tek Tek” ile 2009’da Eurovizyon’da bizi temsil etmeye hazırlandığı dönemde, Avrupa çapında gerçekleştirdiği tanıtım programı dahilinde Bulgaristan’da Azis’in programına konuk olmuştu… Hadise ve Azis’in karşılıklı göbek atmışlıkları bile var. Hadise ve Azis’in o tarihteki görüntülerini malum video paylaşım sitelerinden arayıp bulabilirsiniz. İki isim de evrim geçirmiş hissi veriyor…

2006’da yayınlanan bir TV programında, tüm zamanların en büyük 21. Bulgarı seçilmiş Azis. Aynı listede 12. sıradaki futbolcu Hristo Stoiçkov’dan sonra ikinci yaşayan en büyük Bulgar olmuş. Yine futbol, eşcinsel bir ikonun önüne geçmiş. Alın size bir Bulgaristan-Türkiye benzerliği daha…

Bence Azis…

Benim zihnimde Azis, eşcinsel erotizminin nirvanalarına çıkan video kliplerin yaratıcısı ve uygulayıcısı olmasıyla apayrı ve özel bir yerde. Özellikle “Hop”, “Udrai Me”, “Mrazish” videolarını izlemediyseniz bu büyük eksikliği hemen giderin. Yalnız benim kendisine bir eleştirim olacak, naçizane… 2013 ve sonrasında radikal bir imaj değişimine giderek maskülen bir imaja büründü Azis. O upuzun kusursuz bacakları, çarpıcı makyajları, hipnotik lensleri, çığır açan kostümleri göremez olduk haliyle. Elbet maskülen tarzını da sevenler vardır. Fakat ben Azis’i ilk gördüğüm, kadından daha kadın halleriyle izlemekten son derece memnundum. Bana göre bu abartının aktivist bir tarafı vardı. Bu abartılı aktivist tutum, eşcinselliği daha normal, daha kabul edilir bir kategoriye itiyordu. Ve ben bunun Azis tarafından yapılan bilinçli bir eylem olduğu kanısındaydım.  Bununla ilgili “Acaba bunun nedeni mahalle baskısı mı?” diye soran Türk gazeteciye verdiği cevap şu Azis’in; “İnsanlardan bir baskı yok. Değişikliği ben istiyorum. Böyle olmayı sevdim. Makyajla kostümle uğraşmıyorum. Daha kolay ve pratik geliyor bana.” Ben de bu kadar cesur ve güçlü bir karakterin mahalle baskısını ciddiye alacağına asla inanmıyorum. Bence bu onun ruhsal zenginliği ve kendini sürekli yenileme ihtiyacı ile ilgili bir durum. Bu nedenle can-ı gönülden umuyorum ki, bu maskülen tarzından da bir an önce sıkılır ve efsane geri döner.

Sevgiler.

5. SAYI
HOMOJENOkumak İçin Tıklayın!
İndirmek İçin Tıklayın!




Be the first to comment

Leave a Reply

Your email address will not be published.


*