Laurence Anyways

Xavier Dolan’ı birçok insandan farklı olarak Hayali Aşklar (Les Amours Imaginaires) ile tanıdım. Senaryosunun dramatik yapısının sağlamlığı, çekimlerin kusursuzluğu ve buna ek olarak filmde kullandığı müzikler beni çok etkiledi. Diğer filmlerini de izledikçe onun bir auteur yönetmen olduğuna karar verdim.  Nedir auteur yönetmen? Kendi stilini yansıtmak için kendinden ödün vermeyen yönetmen diyebiliriz. Düşük bir bütçeyle çalışsa da kendine özgü bir tarzı olduğunu kanıtlamış ve aynı konuları tekrar tekrar işlemesine rağmen kendini daha da ileriye götürmüş. Gelelim asıl konumuza: Laurence Anyways.

30 yaşında yanlış bedende olduğunu fark eden Laurence ile ondan vazgeçemeyen ama bir o kadar da özgürlüğüne düşkün bir kadın olan Fred’in 10 sene süren aşkını anlatıyor. Film LGBTİ camiasının bolca duyduğu soru ile başlıyor. Aradığın ne? Cevabı ise bizim verdiklerimizden bir o kadar farklı. Transseksüelliğin, cinsiyet kimliğinin bir tanımı aslında. Sonrasında 10 sene öncesine geri dönüyoruz. Laurence bir şeylerin yanlış gittiğini fark ediyor ve bu şekilde yaşamaya daha fazla tahammül gösteremeyerek Fred’e açılmaya karar veriyor. Fred başta onu bırakıp gitse de onsuz yapamayacağını anlıyor ve geri dönüyor. Laurence’ın bu dönüşüm sürecinde ona destek olmak istiyor ve Laurence sırayla ailesine, sosyal çevresine açılmaya başlıyor. Genel olarak film süre bazından eleştirilse de filmin içindeki güzel imgeler sayesinde sıkılmadan izliyorsunuz. Diyaloglar her zamanki gibi çok sağlam ve bunun yanında hikayeye etkisi olan pek çok imge var. Örneğin renkler. Arabada renkler hakkında konuştukları sahnede Dolan renklere dikkat etmemiz hakkında uyarıyor bizi. Fred’in yıllar boyunca ceketinin değişmesine rağmen hep bir mavi ceket tercih etmesi boşuna değil. Mavi onun özgürlüğüne olan özlemini, özgür olmadığı için mutlu olmadığını ifade ediyor. Mekânlarda kullanılan sarı renk ise sonbaharı ve ayrılığı temsil ediyor. Laurence’ın ise o 10 senenin sonuna doğru mor giyinmeye başlaması amaçlarını gerçekleştirdiği anlamına geliyor. Bunların dışında Laurence ve Fred’i tanıdığımız sevişme sahnesindeki yatağın üzerinde olan Mona Lisa tablosu dikkatimi çekti. Bilirsiniz Mona Lisa dünyanın en çok tartışılan tablosu. Napoleon Bonaparte Mona Lisa’yı yatak odasına asmış. Elbette filmde kullanılmasının sebebi bu değil. Mona Lisa’nın aslında Da Vinci olduğu teorisi. Daha sonrasında üzerine “Liberté” yazılmasının sebebi de buna bağlı. O dönemde bir kadının öyle bir poz vermesi hoş karşılanmıyor çünkü. Annesinin doğum günü ile Laurence’in hormon almaya başladığı gün aynı. Bu da bir tesadüf değil. Laurence’ın derste telleri birleştirmeye çalıştığı sahne filmin son sahnesinde anlam buluyor. İçerik bakımından filmin dinamiklerini oluşturan sahneler genelde dışavurum sahneleriydi. Laurence’in Fred ile arabada kavga etmesi, Fred’in garson kadını azarlaması ve “Aşkın cinsiyeti yoktur.” mesajını veren sahneden sonra Fred’in Laurence ile kavgasıydı. Biçimsel açıdan ise tartışmasız üç sahne dikkatimi çekti. Laurence’in barda adamı dövdüğü sahne ağır çekim ve türlü ışık oyunlarıyla sanki çizgi roman karesi gibiydi. Şahsi fikrime göre filmin en başarılı sahnesi ise Laurence ile Fred’in Isle of Black’e gittikleri sahneydi. Kullanılan müzikle birlikte tartışmasız tekrar tekrar izlememize sebep olacak, görsel şölen sunan bir sahneydi.

Sonuç olarak Dolan’ın sembolizmden büyük oranda etkilendiği düşünüyorum. Senaryonun sağlamlığıyla ucu açık bırakılan yerlerin cevaplarını veren imgeler birleşince ortaya güzel bir yapıt çıkmış. Dikkatli bir şekilde izlendikten sonra 168 dakikanın fazla geldiğini düşünmüyorum.

Künye:

Yönetmen: Xavier Dolan

Senayo: Xavier Dolan

Yapımcı: Nathanael Karmitz, Charles Gillibert, Xavier Dolan, Rémi Burah, Lyse Lafontaine

Görüntü Yönetmeni: Yves Bélanger

Süre: 168 dk.

Tür: Dram, Duygusal

Yapım Yılı: 2012

Ülke: Kanada, Fransa

Dil: Fransızca, İngilizce

Oyuncular: Melvil Poupaud (Laurence Alia), Suzanne Clément (Fred Belair), Nathalie Baye (Julienne Alia), Monia Chokri (Stéfanie Belair)

Hazırlayan: smellycat
1. Sayı

1. Sayı

Okumak için tıkla

İndirmek için tıkla




Be the first to comment

Leave a Reply

Your email address will not be published.


*