Tek seçeneğin “Bir erkek veya bir kadın olmak” olmadığı beş tarihi örnek

Homoseksüellik sıklıkla anormal davranış olarak kabul edilirdi, ancak tarih bize bunun eskilere dayanan yanlış bir olgu olduğunu gösterir.

Cinsel yönelime bakılmaksızın herkes için yavaş yavaş aynı hakların verildiği bir dünyada yaşıyoruz. Eşitliğe yaklaşırken bazıları, eşcinselliği ve diğer “geleneksel olmayan” ortaklıkları doğaya aykırı olan, insanlık dışı ve kötü olarak nitelendirdi ve yasal olarak açıkça yasakladı. Ancak tarih herhangi bir rehber gibi hizmet ederse “geleneksel olmayan” eşleşmelerin yeni bir fikir olmadığını açıkça gözler önüne serecektir.

Hazırlayan ve Çeviren: Pelin Güloğlu


Antik Yunan ve Roma Elitleri

Bu noktada klasikleri – özellikle Plato’nun Sempozyumunu- incelemek bize birçok şey öğretir. Bunların arasında, klasikleri incelediğimiz takdirde Antik Yunan’da yetişkinliğe giden yolun, akıl hocası bir erkek ile genç bir erkek arasındaki cinsel etkileşimi içerdiğini görmüş oluruz.  Burada pedofili olarak gördüğümüz, o zamana göre “erkek sevgisi” ya da yetişkin biriyle sakalları yeni çıkmaya başlamış fakat sakalları tam çıkmadan yetişkin olarak kabul edilmeyecek bir çocuk arasındaki ilişki olarak görülüyordu.

Ancak antik Yunan’da ve Roma’da yetişkinler arasında da aynı cinsiyette romantik ilişkiler vardı. Örneğin, M.Ö.4 yüzyılda, sadece Thebes Kutsal Bandı olarak bilinen erkek sevgililer tarafından kurulan Yunan birliği,Theban ordusunun en üst sınıfı olarak kabul edildi. Eski belgeler Kutsal Bant’ın 150 erkek çift tarafından kurulduğunu, çünkü birbirlerine olan sevgi ve birbirlerine bağlılıkları, onları şiddetle savunmaya zorladığını ortaya koymaktadır.


Yerli Amerikalılar ve “Üçüncü Cinsiyet”

Mississippi Vadisi’nde 17. ve 18. yüzyıllarda, üçüncü bir cinsiyet, Yerli Amerikalılar arasında tanınmıştır. Fransızlar, onlara “fıstık veya faşist” anlamına gelen küçümseyici bir terim olan “Berdaches “‘i uygun gördüler. Bugün, eğitimciler ve yorumcular, bu kişileri tanımlamak için “iki ruhlu” veya “üçüncü cinsiyet” gibi terimleri kullanıyorlar çünkü her iki cinsin de bir insanda görünmesini bu sayede daha iyi belirtiyorlar.

Tarihçiler ve etnograflar, bu fiziksel olarak erkek özelliği gösteren bireylerin kadın ve erkek kıyafetlerini giyerek geleneksel kadın işlerini üstlendiğini ve diğer erkeklerle ilişkileri olduğunu belirtti. Bunun yanı sıra berdachesler, toplulukta hayati, genellikle kutsal bir rol oynuyorlardı. Konuyla ilgili antropolog WalterWilliams:

“Berdachesler yerli toplulukta özel bir tanınmışlığa sahiplerdir, çünkü toplumsal dişiler haline gelmişlerdir, bu sayede cinsiyetler arasında özel bir konum almışlardı. Kadınlar ve erkekler için, yalnızca bir toplumsal anlamdan öte, bir devam etme aracı olarak arabuluculuk görevini görürler. Erkekler ve kadınlar gibi düşünülmedikleri için, vurgulanan fark, kadınların ve erkeklerin ne olduğunu tanımlamanın bir yoludur.

Cinsiyet sistemini tehdit etmekten çok, androkinleri buna dâhil edilmiştir. Berdach’ların, insanların orijinal birliğini, ayrı ayrı cinslere ayrışmalarını ve birleşim potansiyelini de sembolize ettiği görülüyor. İronik bir şekilde, toplumsal cinsiyet normlarını ihlal ederek, Berdachizm, toplumda neyin kadın neyin erkek olduğunu tanımlamasını güçlendirir. ”

Berdach’lar Arapaho, Blackfoot, Cheyenne, Comanche ve Great Plains bölgesinin diğer yerli Amerikan kabileleri arasında yaygın olarak görülürler.


Nijerya’da “kadın evlilikleri”

Bugün, Nijerya’da lezbiyenlik, cezaevine hatta ölüm cezasına neden olabilir.Bununla birlikte, yüz yıldan daha kısa bir süre önce, Nijerya’da (ve Afrika’nın diğer bölgelerinde) bazı veriler kadınlar arasında gerçekten “evlilik” olduğunu ortaya çıkardı. Scholar Hleziphi Naomie Nyanungo, burada “kadın evliliğinin” aynı cinsiyetteki evliliği kastettiğini belirtmek için önemli olduğunu söyledi: “Bu bir lezbiyen evlilik değil, çünkü genelde cinsel cazibe ve / veya kadın kocalar ile eşleri arasında ilişki yok”.

Nyanungo, bu evliliklerin kadınların toplumsal nüfuza sahip olmasını sağlamak için düzenlendiğini söylemektedir. Nyanungo, “Geleneksel olarak kadın evliliği, mirasın ve halefiyetin erkek hattından geçtiği toplumlarda kadınların toplumsal nüfuz ve himaye haklarını kullanmasının bir geçiş yolu” olarak nitelendirildi. “Bu tür toplumlarda kadın evliliği, kadınların hane halkı genel başkanı olarak sosyal statüye sahip olmasını mümkün kılar.”

Bu evliliklerde zengin kadınlar, genç kızlarla evlenerek, erkek sevgili ve diğer erkeklerin genç kızlarla bazen hediyeler karşılığında ilişki kurmalarına izin verilirdi. Erkek sevgilileri denklem içine davet etmenin amacı, iki kadının kendine özgü olarak yetiştirdiği çocukları üretmekti.


Çeşitli Papua Yeni Gine Kabileleri

Yeni Gine’deki Etoro kabilesi, her erkeğin sperm içeren bir “yaşam gücü” nün olduğuna inanmaları ile bilinir. Eski Yunan eşcinsel ayinlerine benzer şekilde, erkek çocukların yaşlı erkekler üzerinde ayinleştirilmiş bir oral seks gerçekleştirdikleri, böylece hayat enerjisini bir nesilden diğerine geçtiği öğrenildi. Bu, bir erkeğin bir kadının statüsüne ayrıcalık getirme etkisine sahiptir; bu, heteroseksüel ilişkinin yılın 260 gününe kadar yasaklandığı evleri ve sebze bahçelerinde veya yakınında da yasaklandığı bilgisini akıllara getirmektedir. Bununla birlikte, eşcinsel ilişkilere, “yaşam gücü” değişiminin, bitkileri verimli kılabileceği düşüncesiyle, herhangi bir zamanda izin verilmekteydi.

Papua Yeni Gine’nin aynı Okyanus ülkesinde, yunanblattik uygulamaları ile de bilinen Marind kabilesi, Etoro gibi sperm / yaşam gücü kavramında düşünüyor ve heteroseksüel evlilik öncesi törenlerinde bunu kullanıyor. Papua Yeni Gine ‘deki Sambia kabilesi, benzer inanç ve uygulamaları barındırıyor. Tabii ki, eşcinselliğin bu sürümünün, coğrafi, pratik ve felsefe bakımından Amerika Birleşik Devletleri ve Avrupa’daki eşcinsel hakları tartışmasından uzaklaşılamayacağına dikkat edilmelidir.


Ortaçağ’da Fransa ve Avrupa’nın Başka Bölgeleri

Modern Tarih Dergisi’nin 2007 raporunda ortaçağ devrinde Fransa’da eşcinsel çiftlerin bir ev, mülk ve hayat paylaştığı ortaya konulmuştur. Sözleşmede bazen yalnızca kardeşlere atıfta bulunulmasına rağmen, rapor aynı zamanda, ortak ev sözleşmelerinin, alakasız çiftleri de ifade ettiğini belirtti. Bu birlikler kesinlikle laikti, dini değil. Anlaşmada her iki taraf da birbirlerinin mirasçısı oldular. Bu uygulama, özellikle Akdeniz ülkelerinde olmak üzere Avrupa’da başka yerde de varolduğunu belgeledi.

Modern Avrupa’da benzer anlaşmalar yapıldı ve bazılarının dini unsurları vardı. Yazar ve avukat EricBerkowitz’in yazdığı gibi:

“Kabaca onüçüncü yüzyıla kadar geçen dönemde, erkek bağlanma törenleri Akdeniz’in dört bir yanındaki kiliselerde gerçekleştirildi. Bu birlikler, aynı duaların ve ritüellerin çoğunun evlilikte erkeklere ve kadınlara katılmak için kullanılan papazlar tarafından kutsallaştırıldı. Törenler, sevgiye ve doğurganlık üzerine kişisel taahhüdü vurguladı, ancak bu ritüellerde kendilerine katılanların, heteroseksüel meslektaşları kadar (ya da az olduğu halde) seks yapmış oldukları aşikârdı.

Bu birliklerin aynı cinsiyetteki “evlilik” ten daha fazla bir iç-ortaklık olduğuna dair çok şey yazılmıştı, bu nedenle eşcinsel evliliğin ortaçağ Avrupa’sında yaygın olduğunu söylemek zordu.

Bununla birlikte, bu örnek ve bu listedeki değerler temel alınarak, tarih, ortaklıklar açısından “geleneksel” terimin sadece bir erkek ve bir kadından daha fazlasını ifade edebileceğini ortaya koymaktadır.

Kaynak: all-that-is-interesting.com 

 




Be the first to comment

Leave a Reply

Your email address will not be published.


*