Tunca’nın Müzik Kutusu: Ayşegül Aldinç – Sek’iz

8’de 8 Kusursuz Albüm… Sek’iz

Bazı sanatçılar vardır, aradan ne kadar yıl geçerse geçsin, yeniden karşılaştığınızda görüşülmeyen yılları silip atarcasına aynı yerden aynı sıcaklıkla devam ettiğiniz bir dost gibi hissettirir. Ayşegül Aldinç’ten 16 sene sonra yeni albüm haberini aldığımda aklımdan geçen bu oldu. Bu yazının konusu 80’lerden günümüze duruşuyla, müziğiyle, yarattığı ilklerle, imajıyla, güzelliğiyle, sesiyle müziğin herkes tarafından ilk üç ismi arasında sayılan çılgın kadını Ayşegül Aldinç’in 16 sene sonra çıkardığı ama ilk dinlediğimde sanki hiç o kadar ara vermemiş de sadece iki yıldır beklemişiz gibi hissettiren yepyenisi Sek’iz hakkında.

Hazırlayan: Tunatuan

Evet belki Ayşegül Aldinç bu 16 sene içinde iki tekli ve birkaç dizi ile arada başını uzatıp ben buradayım diyordu ama uzun soluklu bir Ayşegül Aldinç albümüne hasret kalmıştım kendim adıma. Bu hasret 2015 yılının sonlarında şahane bir tekli ile muhteşem bir albümün sinyallerini veren Mabel Matiz hiti Bir Tek Gördüğüm ile doruğa çıktı ve gıcır gıcır Ayşegül Aldinç yepyenisi Sek’iz, Şubat 2016’da DMC etiketiyle arşivlere girdi.

Öğrendiğime göre 8, Ayşegül Aldinç’in uğurlu sayısı ve hayatındaki önemli olaylar bu rakamdan geçtiği için albümün isminin Sek’iz olmasına karar verilmiş. Ayrıca şarkıların hepsi sek ve sade olduğu için olsa gerek Sek’iz, yani biz sek’iz anlamında da anlaşılabilir. Ayşegül Aldinç gibi sek bir güzelliğe çok uymuş bu. Zira albüm kartonetinden şarkılara kadar yalın ama güçlü bir güzellikte hazırlanmış. Abartılı ya da süslü püslü fotoğraflar ve sayfalarca teşekkür notları yerine birkaç fotoğrafla yetinilmiş. Az ve öz sözle, yormayan, sıkmayan, aksine daha da isteriz daha da isteriz isteği yaratan 2016 yılının en iyi albümüne imza atılmış.

Albüm nereden baksanız bir türler festivali ve Ayşegül Aldinç bu albümde kendisinin ve yeni neslin en sevdiği seslere emanet etmiş şarkıları ve düetleri. Ayşegül Aldinç de özlemiş belli ki, şarkıları çok büyük iştahla söylüyor, hissediyorsunuz bunu. Bu kadar yıl sonra en iyiyi sunmak için kılı kırk yarmış ve sonuç tam bir başarı olmuş. Sahicilik ve samimiyetle yapılan işlerin başarısız olması mümkün değil zaten. Albümde Gökhan Türkmen, Göksel, Kenan Doğulu, Yüksek Sadakat, Mor ve Ötesi’nden Harun Tekin, Nada, Burcu Güneş’le hit şarkılar yaratan Eflatun ve tabi ki Mabel Matiz gibi yeni neslin en başta gelen sanatçı ve gruplarının Ayşegül Aldinç albümüne gerek yorum gerek söz ve beste olarak yaptığı katkılar ile, Ayşegül Aldinç’in her birini inci işleyerek seslendirdiği şarkılardaki usta yorumu müthiş bir kimya oluşturmuş. Ayşegül Aldinç gibi önünde ceket iliklenesi bir sanatçının yeni nesil müzisyenlere verdiği destek, iki popçunun yan yana görünmeye erindiği günümüz müzik dünyasında adeta bir ders gibi. Bu tür müzik ortaklıklarını çok değerli buluyorum sanatçı dayanışması açısından. 90’lardan beri özlemini çektiğim bir şey bu benim, şahsi olarak.

Albümün en büyük başarısı, birbirinden çok farklı türlerde sanatçıların şarkılarının bir albümde çorba olmadan, bütünlük içinde bir araya gelmesi. Ayşegül Aldinç’in iyi şarkı seçmede ne kadar titiz ve özenli olduğunu bundan önceki albümlerindeki şarkı seçimlerine bakarak söylemek bile yersiz. Pop ile rock’ın, alaturka ile alternatifin harmanlandığı albüm, adeta sekiz şarkıda sekiz Ayşegül Aldinç portresi çiziyor. Farklı ruhlara sahip müzisyenlerden her birinden izler taşıyan şarkılar başka albümde olsa tutarsız ve dağınık bir albüm izlenimi verebilecekken, bu albümde adeta özgünlük vesikası olmuş. Hiçbiri sound açısından diğerinin altında kalmayan şarkılar, bu albüme bir festival havası vermiş. Bu yüzden albümün dinamizmi hiç bitmiyor. Albüme şarkı veren sanatçıların kimlikleri şarkılarda o kadar baskın ki, gözümü kapattığımda yazdıklarını bilmesem söz gelimi Unutamadım’da Göksel’in, Kendisi’nde Kenan Doğulu’nun, Bir Tek Gördüğüm’de Mabel Matiz’in, ya da Seni Sevmek Var Ya’da Eflatun’un parmağı var ya da bu şarkıyı onlar söyleyebilirdi derdim ve haklı çıkardım. Bu söz müzik yazarlarının kendi kimliklerini ve imzalarını nasıl doğru oluşturduklarını ve oturttuklarını da gösteriyor aslında. Tabi Ayşegül Aldinç’in bu şarkıların hepsini ayrı ayrı yaşayarak okuması bir albümü farklı bölümlerden oluşan heyecanlı bir macera kitabı haline getiriyor.

Albüm kapağında klişe tabirle “yıllara meydan okuyan” Ayşegül Aldinç, gri bir fonun önünde kırmızı kazağıyla sarılmış ve gülümseyen bir halde bakıyor. Bu duruş, hani yazının giriş kısmındaki yıllar sonra karşılaşıldığında aynı sıcaklıkla yola devam eden bir dostun sarılmasını aklıma getirdi. Gülümseyen, hafif mahcup, özlemli bir bakış var gözlerinde. Bir yandan “bakın neler anlatacağım size” diyen muzip bir yanı da var. “Ooo ne kadar zaman geçmiş, anlatacak çok şey var” diyen bakışlar. Ayşegül Aldinç albüm kapaklarında genel olarak yüzünün yakın plan çekimleri vardır hep. Benden Söylemesi’nin, Nefes’in ya da Alev Alev’in kapaklarına bakın ya da Bir Tek Gördüğüm teklisinin kapağına. Bu anlamda albümlerin duygularını bakışlarına yansıtıp albüm hakkında daha kapağından izlenim oluşturan bir sanatçı. Her albüm kapağı o albümün duygusunu yansıtır Ayşegül Aldinç albümlerinde. Alev Alev gibi seksapeli yüksek bir albümün kapağını düşünün. Seksi şarkılardır onlar. Alev Alev, Yanlışsın, Hoppa Hoppa, Al Beni… O albüm daha gece albümüdür bence mesela. Ya da Söze Ne Hacet’in kapağında kulağında kulaklıkla gündelik kıyafetle gülen Ayşegül Aldinç, evde bir Pazar öğleden sonra müziğimi dinleyip vakti kendime ayırdığım bir Pazar tembelliğini ya da kulağımda kulaklık deniz kenarında bir yürüyüşü aklıma getirir. Şarkılar da o havayı hissettirir bana. Bu albüm de farklı değil. Bu kapak “çayı koy geliyorum, anlatacaklarım var sana” havasını hissettiriyor ve albümü dinlerken bunu hissediyorsunuz.

Velakin ilk şarkıda kendiyle yüzleşip, hatalarından pişmanlık duyduğu bir ilişkinin ardından komşusu Nebahat’i bile dahil ederek yaşadıklarını anlatmaya başlayan bir kadının hikayesini dinliyoruz. Oturup kâh geçmişin yad edildiği kâh aşktan meşkten dedikoduların yapıldığı bir arkadaş buluşmasında gibi oluyorsunuz ve albümü dinlerken içinizden “dur lafını unutma, ben bir çay koyayım” derken buluyorsunuz kendinizi. Şarkı sözleri son derece naif ve içten. Zaten albümü niteleyen en temel sıfat bu. İçtenlik.

Albümün çıkış şarkısı Durum Leyla bir Gökhan Türkmen-Ayşegül Aldinç ortak çalışması. Türkmen ile Aldinç’in kimyaları çok uymuş. Şarkıda, giden bir sevgilinin ardından kalan kişinin kendini hayallerle, dışarıdan gelen seslerle, umutlu avutması anlatılıyor ve bir kabullenişle bitiyor: o sesler yok aslında… Türkmen böyle düet şarkıları sesi ve ruhuna çok uygun kişilerle yapma işini iyi beceriyor. Özgün bir müzik adamı olarak daha önce Aslı Demirer ile ve şimdi Ayşegül Aldinç’le yaptığı başarılı düetlerle son zamanlarda müzikteki kimliğini birbirinin aynı erkek şarkıcılardan başarıyla sıyırıyor. Bu şarkı da Ayşegül Aldinç’le iyi bir ikili doğumunu müjdeliyor. Klibinde de kalabalık bir arkadaş kadrosu var ki şimdiye kadar yazdığım her şeye cuk oturuyor albümün tanıtımı için. Her biri farklı hayatların bir masada buluştuğu bir dost meclisi klibi, albümün özünü de ifade ediyor.

Ayşegül Aldinç az ama öz işler yapıyor ve yaptığı birbirinden farklı işlerin ortak özelliği hepsinde titizliğe, ayrıntılara ve mükemmelliğe önem verilmesi. Ayşegül Aldinç 2000 yılında Nefes albümünü çıkardıktan sonra 2000’li yılların ilk yıllarını köşe yazarlığı, dizi oyunculuğu ve bir iki tekli ile geçirdi. Arada bir albüm haberi geldiyse de bu albüm hiçbir zaman çıkmadı. Gene de Ayşegül Aldinç ismiyle varlığını hep korudu. Asla unutulan bir isim olmamasının yanında, her ismi geçtiğinde herkesin “keşke yeni şarkılar yapsa da dinlesek” dileklerini evrene gönderdiği nadir sanatçılardan oldu. Şimdi Sek’iz ile Ayşegül Aldinç yeniden sahalara fırtına gibi dönmenin haklı gururunu yaşıyor, bize de Ayşegül Aldinç’in albüm yapmak için kanına kim girdiyse gidip ona teşekkür etmesi ve kendimizi Kenan Doğulu’yla başlayıp Nada ile biten bir Ayşegül Aldinç keyfine bırakması kalıyor. Bir daha bu kadar ayrı kalmamak dileğiyle…

Favorilerim: Unutamadım, Gör Beni (bu şarkı Ayşegül Aldinç’in Bir Kız ve Nenni gibi alternatif şarkılarına bir selam duruşu gibi farklı tempo ve ritme sahip), Bir Tek Gördüğüm

10 üzerinden 9 verdim ve bir puanı bizi bu kadar beklettiğinden kırdım. İyi ki varsın hep var ol Aldinç!

6. SAYI

HOMOJENOku

İndir




Be the first to comment

Leave a Reply

Your email address will not be published.


*