ruhibey yazdı: Çok acı var! Kadın Cinayetleri

Ortadoğu’da kadınlar kan ağlıyor. Sokakta, evde, okulda, işte… Türkiye için yıllardır kadınlara karşı uygulanan şiddet, taciz, tecavüz durmak bilmiyor. 2012-2015 arası Türkiye’de 5406 kadın cinayeti işlendiği açıklandı.

Bağırdık. Haykırdık. Sokaklara çıktık. Toplumun büyük kesimi kadınların ne giymesine, saat kaçta dışarı çıkıp saat kaçta eve döneceğine, sokakta nasıl davranması gerektiğine kadar her şeye karışıp bir tek kendilerine toz konduramadılar. Aileler kızlarına ne yapması gerektiğini söylerken, oğullarına ne yapmaması gerektiğini bir türlü söyleyemedi bu coğrafyada. Erkektir dediler, erkeğiniz tecavüz etti. Erkektir dediler, erkeğiniz her gece içip eve gelip karısına şiddet uyguladı. Erkektir dediler, erkeğiniz kadınlara laf attı, dokundu, hakaret etti, küfür etti, taciz etti.

Kadınları ikinci sınıf yapmaktan sıkılmadınız. Siz kadınları ikinci sınıf yaptıkça devlet daha çok ikinci sınıf yaptı. Diyanet başkanlığı “Babanın öz kızına şehvet duyması haram değil” şeklinde bir ifade kullanması, hükümetin TRT’sine çıkan Ömer Tuğrul İnançer’in “hamile kadınlar dışarı çıkmasın” demesi, geçmişte başbakan, şimdi cumhurbaşkanı olan kişinin “kadın mıdır, kız mıdır bilemem” demesi devleti yönetenlerin kadın konusuna olan tavrını gözler önüne seriyor.

Gazi Üniversitesi’nde kadınlar “kadın cinayetlerine karşı” hareket ederken bir grup erkeğin gelip kadınları dövmesi, Yozgat’ta “8 Mart Dünya Kadınlar Günü” için yürüyüş yapan kadınların bir grup erkek tarafından darp edilmesi, Kayseri’de matematik öğretmeni tarafından tecavüze uğradıktan sonra intihar eden Cansel için ne olduğu belli olmayan insanların sosyal medya üzerinden “onca öğrenci varken neden öğretmen onu seçmiş?”, “öğretmene yüz vermeseydi böyle olmazdı” gibi mide bulandırıcı tavırlar sergileyen ülkemin insanları, 2 yıl önce Kars’ta 9 yaşındaki Mert’e tecavüz edip sonra kafasını taşla ezen cani, Özgecan’ın katledilmesinden sonra ortaya çıkıp “orasını burasını açmasaydı böyle olmazdı” diyen midemi bulandıran, gördüğüm an uzaklaştığım insanlar, Ensar Vakfı’nda 45 çocuğun tecavüzüne “olur böyle şeyler” diyen Aile Bakanı’nın tavrı, Rize’nin Çayeli ilçesinde yalnız yaşayan bir kadının boğularak öldürüldükten sonra ahıra gömülü vaziyette bulunması, Mersin’de bir kişi, 11 yıl önce boşandığı 4 çocuk annesi eski eşini kızının gözleri önünde tabanca ile vurarak öldürmesi, Gaziantep’te gece yarısı pompalı tüfekle kafasından vurulmuş halde bulunan 20 yaşındaki Habba Yeşim Horoz’u teşhis eden babasının kızının cenazesini teslim almayı kabul etmemesi…

Bunlar sadece bir kaç örnek. Bunlar gibi binlerce cinayet meydana geldi bu ülkede. Kadını madde olarak gördüler bu ülkede. Ailesinin sahiplenmediği kadınlar oldu. Yaşayabiliyor muyuz? Huzurla yaşayabiliyor muyuz?

Bu ülkede sosyolog Dicle Koğacıoğlu, kadın cinayetlerini araştırırken “Çok acı var dayanamıyorum” diyerek boğazdan attı kendini, daha ötesi var mı?

5. SAYI
HOMOJENOkumak İçin Tıklayın!
İndirmek İçin Tıklayın!




Be the first to comment

Leave a Reply

Your email address will not be published.


*