Röportaj: Deniz Beray

Deniz Beray Adana’da dünyaya gelen, küçük yaşlarda kuaförlüğe başlayan, sonrasında Antalya’da çalışmaya devam edip kendine Kuaför salonu açmayı başaran, Türkiye’nin ilk trans kadın esnaflarından biri. Deniz ile bu zorlu yolculuğunu konuşmak istedim, beni kırmadı ve röportaj talebimi kabul etti.

Hazırlayan: İlker Bozkurt

 

Merhaba Deniz. Bize biraz kendinden bahseder misin?

Merhaba.  1982 Adana doğumluyum. İlkokul mezunuyum. Babam emekli, annem ev hanımı. 5 kardeşten 2.  Benim. Benden küçük 3 kardeşim var,  hepsi evli ve meslek sahibi.

 

Kuaförlük mesleğini seçmendeki sebep neydi? Kaç yaşında başladın?

İlkokulu bitirdikten sonra kuaförlüğe başladım. Bu mesleği seçmemdeki en büyük sebep annemdi, çünkü çocuklarından birinin kuaför olmasını çok istiyordu. İyi ki ben olmuşum J Mesleğime aşığım ve anneme minnettarım onun sayesinde meslek sahibi oldum.

 

Kuaförlüğün ilk yıllarında müşteriler ve işverenler tarafından zor günler yaşamış olmalısın. Bize biraz yaşadıklarından bahseder misin?

11 yaşındaydım bu mesleğe girdiğimde. Çocuktum, bir şey anlamıyordum, çok utangaçtım. J İçimdeki kadın ruhu ile bütünleşmiştim yani. Müşteriler çocuk olduğum için çok umursamazlardı beni. Kalfalarım ustam çok baskıları oldu. 5 yıl çıraklık yaptım sonra kalfa oldum ama her şeye rağmen çok güzel günlerdi çıraklık yılları. Sonra ustama söyledim. İlk o fark etti bendeki değişikliği, “sana ne oluyor” dedi. Neden bu özenti diye çok bağırdı. Bende “ben kadınım abla” dedim yani içimdeki duygulara engel olamam ben buyum dedim. O zamanlar tırnaklarımı bilerek boyardım J Dikkat çeksin diye. Daha dar kıyafetler giyerdim dalga geçerlerdi herkes özentidir geçer dediler ama maalesef öyle olmadı ve ustamın bana tavırları değişti. Çok kızıyordu. Müşteriler neden bu çocuğa böyle davranıyorsun diye ustamda o suçunu biliyor derdi ama bilemezdi ki içimde gün geçtikçe büyüyen o dev kadını. Yine de çok özlüyorum o günleri.

 

 

Kuaför salonu açma fikri nasıl gelişti? Ne tür zorluklarla karşılaştın?  

Ben 6 yıl önce Antalya’ya ilk geldiğimde kendime bir söz vermiştim. Karşıma çıkacak tüm engellere, zorluklara rağmen çizgimi bozmayacağım ve burada hayalimdeki kuaför salonumu açacağım dedim ve önce Allah’ın sonrada ailemin sayesinde bunu yaptım. Benim tek istediğim kendi mesleğimi yapmaktı. Gittiğim her yerden dışlandım, iş bulamadım, aç kaldım, elimde mesleğim varken olmadı. Tek suçumuz trans olmak, cinsel kimliğim buna engel değildi kendi işimi yapmak için. Cinsel kimliğimden dolayı çok zorluklar yaşadım. Doğuştan gelen bir şey ve tek başına hükmedemezsiniz her şeye rağmen gözümü kararttım ve kimsenin baskısı altında kalmayacağım dedim, çabaladım ve bu savaşı kazanmak istedim. Aslında bir trans kadının bir seks objesi değil de istedikten sonra neler başaracağını göstermek istedim insanlara. Salonumu açtım.

 

 

Kaç yıldır kendi salonunu işletiyorsun? Salonda kaç kişi çalışıyorsunuz?

Antalya’ya yerleşeli 6 yıl oldu. 3 ayrı kuaför salonunda çalıştım. Müşterilerimin ısrarı üzerine ve onların verdiği destek ile geçen yıl mart ayında salonumu açtım, şu an 3 kişi çalışıyoruz.

 

 

Müşterilerin ile sırf cinsiyet kimliğin sebebiyle sorunlar yaşadığın oldu mu?

Salonu ilk açtığımda çok tedirgin oldum ve korktum tabi, acaba nasıl olacak yapabilir miyim diye. 1 ay boş açtım kapattım dükkânı. İnsanlar geçerken sadece bakarlardı ve merak ederlerdi, çünkü gördükleri tuhaf geliyordu onlara bir transın kendi işini yapması, bayan kuaförü yani J Toplumumuzda maalesef transseksüel denildiğinde üzülerek söylüyorum sanki fuhuş yapmak için yaratılmış bu insanlar, başka bir şey yapamazlar gibi gördüler hep. Hâlbuki o kadar çok trans arkadaşlarımız var ki işi olan, okumuş kültürlü olan. İzin verilse herkesten çok daha başarılı işler çıkacaktır.

 

 

Adanalısın, peki neden Antalya?

Evet Adanalıyım.  Neden Antalya, en başta ailem için. Ailemin başını yere eğmemek için düzenimi değiştirdim, memleketimden vaz geçtim. Kendi hayatımı düşünürken ailemi de hiçe sayamazdım. Antalya’da rahat olacağımı düşündüm. Adana’da da kuaför salonum vardı. Bir anda yani 1 saat içinde abimi aradım ve ben artık Adana’da yapamayacağım, buradan gitmek istiyorum dükkanı kapatıyorum dedim. Hak verdi, arkana bakma git dedi. Her şeyden çok bunalmıştım. Nefes alamıyordum. Aklıma gelen tek yer Antalya oldu. Yeni hayat, yeni iş, yeni çevrem olacak diye yola çıktım ve arkama bakmadım bile.

 

 

Kazancın senin ihtiyaçlarını karşılar durumda mı? Diğer kuaför salonlarıyla karşılaştırsak arada müşteri sayısı, kazanç miktarı açısından farklar var mı?

Çok şükür karşılıyor. Tabi zaman zaman bazı sıkıntılar yaşıyorum herkes gibi. Diğer kuaförlere göre fark var. Ben açalı 2 yıl olmadı fakat yine de çok iyi müşteri potansiyelim. Çevremdeki insanlar çok iyi. Kuaför arkadaşlarımda destek verdiler ve Antalya’da bir ilk oldu, bir transın kendi iş yerini açması. Ben müşterilerimle aile gibiyim, diğer kuaförlere göre çok yeniyim. Zamanla çok daha iyi olacak Allah’ın izniyle.

 

 

Ailen ile trans geçiş sürecin öncesi ve sonrasında ilişkilerin ne yönde gelişti/değişti? Ailen ile görüşüyor musun?

Çok zor bir süreçti hem benim, hem de ailem için. Ben 14 yaşında durumu ilk anneme anlattım. Bunun geri dönüşü yoktu. Çünkü bana çok ağır geliyordu bu yükü taşımak ve bilmeleri gerektiğini düşündüm. Her şeyi anlattım, annem zaten fark ediyordu hareketlerimden ama korkuyordu Adana gibi bir şehirde yaşıyorsun ve baskı çok. Affedersiniz cahil insan çok. Kime ne anlatacaksınız. Annem öğrendi ve babamdan durumu bir süre gizledik. Öğrendiğinde her şeyim alt üst oldu. Önce özenti sandılar ve Adana’da birçok doktorlara götürdüler. Hepsi aynı şeyi anlattı fakat babam çok uzun süre kabullenemedi. O dönem babam kuaför mesleğinden men etti ve yasaklar kondu. Dayak, bunalımlar, intihar girişimleri, büyük depresyonlar yaşadım.  Deli muamelesi yaptılar ama içimdeki o küçük kız çocuğuna engel olamadılar. Çocukluğumu yaşamadım ve çok özlüyorum. Bir Pazar günü evdeyiz, annem çağırdı ve bana “borçların varsa temizle ve bu evi terk et! Babanı senin yüzünden kaybedemem” dedi. Bu sözü asla unutamadım, bir şey diyemedim ve İstanbul’a geldim. Arkadaşımın yanında kaldım. 2 ay sonrasında annemi aradım, dönmek istediğim söyledim. Gel dedi eve geri dönmüştüm. Annem bu evde kurallar değişti dedi. kabul ettim çünkü yolumu kaybetmek istemiyordum. Aklımda ilerde çok güzel bir kadın ve başarılı bir iş kadını portresi vardı. Hep hayalim buydu. Bu arada evden kaçtığım için o dönem yaşadıklarım çok zordu ama çok şükür geçti ve şu an ailemle çok sık görüşüyorum. Sık sık yanıma geliyorlar hepsi destekliyor ve akrabalarım dahil yanımdalar, binlerce şükürler olsun ailemi kazandım.

 

Hepimiz biliyoruz ki ötekiler bu ülkede yok sayılıyor, darp ediliyor, öldürülüyor. Eğitim, barınma, çalışma ve hatta yaşama haklardan mahrum bırakılıyor. Bu zor ülkede ayakta kalmayı başarmış, cesur bir trans kadın olarak; diğer trans kadınlara tavsiyelerin neler olabilir?

Böyle olmak bizim suçumuz değil, aslında hiçbirimiz hak etmiyoruz, kendimizi savunma hakkımız yok. Halbuki bizim sevgimiz dostluğumuz o kadar güçlü ki. Bunu görebilene. Toplumumuz maalesef işine geldiği gibi davranıyor. Trans arkadaşlarıma tavsiyem, asla bu savaştan vaz geçmesinler. Kendilerini kimseye kullandırmasınlar. İstesinler yeter ki, mutlaka başaracakları o kadar güzel şeyler var ki. Hepsini çok seviyorum.

 

 

Deniz Beray’ın özel hayatı nasıl gidiyor? Hayatında birileri var mı?

3 yıllık bir beraberliğim vardı, çok sevdim hayatımı, her şeyi adadım onun için fakat 6 ay önce bitirdim. Bir ilişkide emeğe, sunulan sevgiye saygı olmazsa ne yapayım o adamı. Hala kendime gelemedim, yaşattıklarından dolayı inancım, güvenim yok. Ya tabi ki hayatımda biri olsun istiyorum ama kısmet, isteyince olmuyor maalesef menfaat ve çıkar ilişkilerini sevmem. Günübirlik ilişkiler bana göre değil. Hayat devam ediyor, mucizelerin nereden çıkacağı belli olmaz. J

 

 

İş güç dışında neler yapıyorsun? Hobilerin nelerdir?

Genelde hafta sonunu iple çekiyorum. Evimdeyim, gece hayatım yoktur. Evde vakit geçirmeyi çok seviyorum. Bazen arkadaşlarla sahile gider oturur eğleniriz fırsat buldukça. Kitap okuyorum, belgesel çok izlerim. Mutfağı çok severim, yemek yapmak en büyük hobim. hizmet etmeyi çok severim.

 

Hangi müzik türünü dinliyorsun daha çok? En sevdiğin şarkıcılar kimler?

Türk sanat müziğini çok severim, ruhumu dinlendirir. Adana’da iken musiki derneğine gitmiştim. 3 yıl müzik eğitimi almıştım. Koyu bir Ebru Gündeş ve Yıldız Tilbe fanatiğiyim. J

 

 

Hayata dair ileride yapmak istediğin, hedeflediğin şeyler var mı? Varsa nelerdir?

Hayatımda yaşamak istediğim birçok şeyi yaşadım. En büyük isteğim ileride büyük bir salon açmak. Bay bayan kuaförü açmak. Fakat maddi sıkıntısı var ve önümde büyük ameliyatım var. Çok çalışıp çok kazanmak, ameliyatımı olup kimliğimi elime almak istiyorum. Hayallerle yaşamam, sadece yapmak istediğim şeyleri elde etmek için çabalarım, hırslanırım. İsterseniz eğer, inanın. Verdiğiniz emek boşa çıkmaz.

 

Bu güzel röportaj için sana çok teşekkür ederim. İş ve özel hayatında mutluluklar, başarılar dilerim.    

Ben de çok teşekkür ederim. Hayatı sevin ve kendinizden asla vaz geçmeyin…

6. SAYI

HOMOJENOku

İndir




Be the first to comment

Leave a Reply

Your email address will not be published.


*