Röportaj: Neslihan Demirtaş

Merhaba Neslihan…

Selam herkese!

 

Öncelikle okuyucularımız için Neslihan Demirtaş kimdir? Seni, senin ağzından dinlemek istersek bize neler söylersin?

Ben 24 Ekim İskenderun doğumluyum, Babam Emniyet mensubu olduğu için 2 yıl kalabilmişiz sadece. Daha sonra 5 tane ilkokul öğretmenim oldu malum:) memur çocuğu olmamın getirdiği bir durum. İzmir 9 Eylül Üniversitesi Devlet Konservatuvarına Bale bölümüne girdim daha sonra Keman bölümüne geçtim. 8 yıl Keman çaldım ve mezun olmadan Şan dersleri alamaya başladım. Amacım sadece harçlığımı çıkarmaktı bu yüzden çeşitli organizasyonlarda Keman çalıp şarkı söyledim. Yaklaşık 25 yıldır da sahnelerde şarkı söylüyorum.

Ben kendimi çok anlatamam elbette ama Börtü böcek, doğa aşığı, çizgi film izlemeyi seven, ara sıra vakit buldukça yardım amaçlı nefes koçluğu yapan (eğitimini aldım), kişisel gelişim kitapları okuyan, hafif depresif, aşktan biraz uzak duran, onu biraz kendi halinde kendi içinde yaşayan, dürüst insanları seven, şarkılar yazan, dostlarına çok bağlı, hayvan delisi bir karakterim işte.

Uzun yıllardır müzikle iç içesin. Hem eğitimli hem de alaylı diyebilir misin kendin için? Keman ve şan eğitimi yanı sıra uzun yıllardır da önemli yerlerde sahne alıyorsun.

Evet, ben işin teori kısmını okulda, pratik kısmını piyasada öğrendim dolayısıyla hem Alaylı hem Mektepliyim diyebilirim.

 

Sahne demek gece hayatı demek. Hiç yorulduğunu hissettiğin ya da “keşke şunu yapsaydım” dediğin bir an oldu mu?

Oluyor keşke diyorum okulda kalıp hoca olsaydım ya da Senfoniye girip maaşlı sanatçı olsaydım diyorum ama bu ikisi de bana ve özgür kişiliğime hiç uygun değil. Yorgunluğum geçip kendime geldiğimde bunun ne kadar saçma bir serzeniş olduğunu anlıyor ve yaşıyor olduğum hayata minnet duyuyorum.

 

Şu sıralar sahne çalışması var mı takviminde? Dinleyicilerinle buluşacağın yer ve zamanları buradan da duyurmak isteriz.

Her Cumartesi İzmir’de Leyla Plus adlı çok hoş müzikal duruşuma uygun bir mekân ile Mayıs ayına kadar anlaşma yaptık. Tabi bu arada Arpej şirketi ile çalışıyor olduğum için onlarla da Konser ve Organizasyonlara katılımda bulunacağız. Eskişehir, Ankara, Bursa ve İstanbul var ama tarihleri belli değil.

Bunları Arpej markası adı altında yapacağız. Yer ve tarih bakıyoruz. Sezon anca açılıyor telaşlı şu an herkes.

Bu yıl içerisinde “Uyansın” isimli yeni bir single çıkardın.  Söz müzik Neslihan Demirtaş. Düzenleme İskender Paydaş. Hayırlı olsun diyelim öncelikle… Şarkı sözlerini kendin mi yazıyorsun? Bugüne kadar müzisyen olarak kimlerle çalıştın. “Bende emeği çoktur” diyebileceğin kimler var?

Teşekkürler 🙂

İskender Paydaş ile yeni başladık çalışmaya. Ben müzikal anlamada hiç kimseden destek almadım. Ne maddi ne Manevi müzisyen olmayan kitle bana daha çok omuz verdi zaten onlar sayesinde 25 yıldır sektörden ekmek kazanıyorum. Her gittiğim mekânı doldururlar kliplerimi şarkılarımı paylaşırlar. Bunların hiç birini sektörümden kimseden görmedim. Beklentim de yok zaten. Şarkı şu an sadece Youtube da, ne reklam var ne radyolarda dönüyor 250 bine dayandı.

 

Youtube’dan videolarına baktığımızda Sezen Aksu coverları var. Sezen Aksu’ya özel bir hayranlık var mı? Birlikte sahne almak istediğin sanatçılar kimler?

Ben Sezen’den ziyade çok ilginç gelecek ama Nil Karaibrahimgil ve Candan Erçetin delisiyim. Sezen’in şarkılarını iyi icra ettiğim için Sezen ile çok bağdaştırılıyorum lakin sadece Sezen değil hayranı olduğum kişi.

Tarkan’ı çok severdim ki hala seviyorum son albümü beni biraz şaşırttı, pek onun Starlığına uygun bulmadım ama tabi Tarkan her zaman Tarkan. Eski şarkılarını söyleriz bizde.

 

1999 yılında bir Eurovision maceran olmuş. O yıllara gidecek olursak o zamandan bu zamana Neslihan’da neler değişti?

99’da Eurovision’a kendi şarkımla katılmadım hatta o yıllarda şarkı bile yazmıyordum. Ben mental olarak çok başkalaştım. Şarkı söylemek sadece şarkı söylemek para kazanmak değil artık benim için, şarkı yazmak ruhumda ve kafamdakileri hayata söyleme şeklim.

 

Işın Karaca ile eskiye dayanan bir dostluğun olduğunu biliyoruz. Birlikte bir proje olabilir mi ilerleyen zamanda?

Işın ile o ünlü olduktan sonra hiç görüşmedik bu bilgiyi nerden aldığınızı bilmiyorum. En son ona iyi bir şarkı yollamıştım yıllar önce dinlediğini bile sanmam. Kendisiyle herhangi bir projemiz de olamaz şu an için. Ama zaman ne gösterir bilinmez.

Yok, hayır dargın değilim. Sadece artık mesaide bulunmadığım bir kişi ile müzik yapamam, Müzik çok ruhsal bir şey. Gönül birliği olmayınca çocuk hatalı doğuyor öyle bir işin içinde bulunmak istemem. Ben bir müzisyenim. Para olacak ünüm artacak Reyting yapıp iş kapacağım diye müzikal ortaklığa girmem.

 

Oldukça geniş bir müzik yelpazesine sahipsin. Pop dışında Rock ve Cazla da ilgilendiğini biliyoruz. Farklı türde şarkıları bir araya toplayacağın bir albüm yapmayı düşünüyor musun?

Eski bir Rock dinleyicisiyim. Türkçe Rock iyi söylediğim söyleniyor ama kulvar olarak seçmedim. O işi çok daha iyi yapanlar var. Jazz müziği ile de okulda Pop söylemek pek hoş karşılanmazdı bu sebepten ilgilenmiştim ama muhatabı çok az. Ben aldığım tüm eğitimleri sahnede sergileyebileceğim tarz müziği yapıyorum ve böylesi daha zevkli. Zevkli olmayan bana kendimi iyi hissettirmeyen hiç bir işe atlamam çünkü o işin başarılı olma ihtimali yoktur.

Biliyorsun birçok şarkıcı oyunculuk sektöründe de boy gösteriyor. Senin böyle bir projen var mı? Oyunculuk konusunda kendini nasıl hissediyorsun? Böyle bir teklif gelse sıcak bakar mısın?

MSM’de tiyatro eğitimi aldım ama bunu yarın bugün çık şuraya şu rolü oyna derlerse reklam filmi vs. rezil olmayayım diye aldım. Ama kendime oyuncu diyemem. Eğer böyle bir proje gelirse ve ben heyecan duyarsam zaten en iyi şekilde yapmaya gayret ederim. Dediğim gibi işin içinde NEŞE varsa sıkıntı yok 🙂

 

Müzikle ilgili soruların arkası kesilmez. Biraz da toplumsal olaylardan söz etmek isterim. Örneğin kadına şiddet ve kadın cinayetleri son yıllarda çok arttı. Bu konuda neler düşünüyorsun?

Kadın cinayetlerinde ilk 5’deymişiz. Bu beni korkunç rahatsız ediyor. Kadınına kıymet vermeyen bir toplum gelecekten hiçbir şey ummasın. Cehaletin bir maharet gibi gösterildiği, zekâ akıl denen şeyi neredeyse hiçbir yerde kullanmamanın son derece normal olduğu bir Türkiye yarattılar bize. Biz de bu pisliğin içinde debelenip duruyoruz. Kadının böyle bir memlekette kendini yetiştirmesi zorunludur. Kendini yetiştirmemiş bir kadının yaptığı seçim girdiği ortam onun katline mahal veriyor. Konu çok geniş ve derin, buna başka bir yazı hazırlamak lazım.

 

Sen bir kadın olarak hiç şiddete maruz kaldın mı?

Hayır, hiç kalmadım. Çünkü şiddete eğilimli erkeklerin ortamında dahi bulunmama uyanıklığına sahip kıldı ailem beni okuttu, iyi yetiştirdi. Ama tabi bu sadece eşten, aileden gelen şiddet değil toplumsal, sosyal hayatta da kadın şiddete ve tacize maruz kalabiliyor.

Çok şükür ki böyle bir durum hiç olmadı. Çok işi olmadıkça sokağa çıkan biri değilim. Olursa da ne yapılacağını reflekslerim karar verir artık. Ben şu an bunu kestiremiyorum.

Azınlıklar her zaman toplumda dışlanırlar, bu bir gerçek. Türkiye’de biz LGBTİ bireyler olarak bu dışlanmayı en gözle görünür şekilde yaşayanlardanız. Mesela her yıl yapılan “onur yürüyüşü” son yıllarda yasaklanıyor ve izin verilmiyor. Hükümetin bu tutumu hakkında ne düşünüyorsun?

Hükümet LGBT yürüyüşüyle uğraşacağına tacize uğrayan çocukların eğitim gördüğü Vakıfları kapatsın.

Üçüncü cinsiyet hep vardı ve daima da olacak. Bu bir ahlaki sorun değildir. Bu yaratılıştan gelir ve herkes ama herkes saygı duymak zorundadır. LGBT’ler kardeşlerimizdir ve hiç bir yerde iş bulamadıkları için hayatlarının tehlikede olduğu ya da taciz edilmeye çok müsait işlerde mecburen çalışmaktadırlar.

Kimse böyle bir hayatı istemez. Devletin görmesi gereken ahlaksızlık LGBT yürüyüşü değildir. Çok daha fazlasıdır. Bunu zaten kendileri de gayet iyi biliyorlar. Ama tabi enteresan olan bunun böyle süreceğini sanmaları.

Devlet LGBT’ler için koruyucu, caydırıcı tek bir hamle yapmamıştır. Ben duymadım duyan varsa söylesin. Hangi partide hangi dönemde hangi yönetimde LGBT için ne yapılmış. Bu sadece bu Hükümetin değil bundan öncekilerin de suçu.

Sosyal bir proje başlatacak olsan ne olurdu? Böyle bir hayalin var mı?

Ben cinsel kimliğine bakmaksızın tüm eşcinsel arkadaşlarımın Devlet kadrolarına kadar işe alınmasını ve herkes ile barış içinde çalışma hakkının onlara verilmesini isterdim. İşte o zaman kimse köprüden annesine ve köpeğine veda ederek köprüden atlamazdı.

Son olarak şunu söylemek isterim;

Ben bundan yıllar önce 2 eşcinsel tarafından evimde dolandırıldım. Evimden çantama kadar çalındı ve başıma gelmeyen kalmadı. 5 yılım adliyede mahkeme koridorlarında geçti. O iki kişiyi cinsel kimliklerine bakmaksızın işe almıştım bana bunu yaptılar fakat asla cinsel yönelimlerini kendi istedikleri doğrultuda yaşayan insanlara küsmedim, onları yaftalamadım. Hepsi dünyadaki tüm insanlar gibi benim kardeşimdir. Ben zaten çevremde bile eşcinsel bir heteroseksüel olarak tanınırım. Herkesin yaşama değil iyi yaşama, konforlu ve güzel yaşama hakkı var. Siz birini herhangi bir hakkından mahrum bırakırsanız başka bir yerden eksik bırakılırsınız. Bu evrenin kaidesidir değişmez.

İnsan olmaya daha büyük hassasiyetle yaklaşın. Ve insanca yaşamak isteyenleri rahat bırakın.

 

Röportaj için çok teşekkürler.

Ben teşekkür ederim, sevgiyle…

Röportaj: Yıldırım şimşek

 




Be the first to comment

Leave a Reply

Your email address will not be published.


*